Bazı insanlar vardır; yalnızca bilimsel çalışmalarıyla değil, karakterleri, dostlukları ve birlikte yürüdüğünüz uzun yollarla hayatınızda silinmez izler bırakırlar. Prof. Dr. Reha Ersöz, benim için tam da böyle bir insandı. Türk oftalmolojisinin saygın bir bilim insanı, güçlü bir akademisyen ve değerli bir hocası olmasının yanı sıra, uzun yıllar boyunca aynı idealler için birlikte çalıştığım kıymetli bir dost ve yol arkadaşıydı.

Türk Oftalmoloji Derneği’nin farklı dönemlerinde aynı yönetimlerde görev yapma onurunu paylaştık. Kendisi derneğimizin genel başkanlığını yürütürken, benim de genel sekreter olarak görev aldığım yıllar boyunca, mesleğimizin gelişmesi, meslektaşlarımızın haklarının korunması ve Türk oftalmolojisinin ulusal ve uluslararası düzeyde güçlenmesi için omuz omuza çalıştık. O yıllar yalnızca yönetsel görevlerin yerine getirildiği dönemler değildi; aynı zamanda ortak ideallerin, mesleki sorumluluğun ve güçlü bir dayanışma ruhunun paylaşıldığı yıllardı.

Prof. Dr. Reha Ersöz, her zaman ilkeleri olan, mesleki değerlerden ödün vermeyen ve kurumsal sorumluluğu büyük bir ciddiyetle taşıyan bir hekimdi. Zor zamanlarda sergilediği kararlılık, tartışmaların ortasında bile koruduğu sakin ve yapıcı yaklaşımı, meseleleri kişisel değil ilkesel bir zeminde değerlendiren tavrı hepimiz için örnek teşkil ederdi. Derneğimizin gelişimi için ortaya koyduğu vizyon, bugün hâlâ kurumsal hafızamızın önemli bir parçasıdır.

Çukurova Üniversitesi’ndeki akademik yaşamı boyunca yetiştirdiği öğrenciler, asistanlar ve meslektaşlar, onun bilimsel mirasının en değerli taşıyıcılarıdır. Bir öğretim üyesi olarak yalnızca bilgi aktaran değil, aynı zamanda meslek ahlakını, sorumluluk duygusunu ve bilimsel titizliği de öğreten bir hocaydı. Bu yönüyle, Türk oftalmolojisinin birçok kuşağında iz bırakan gerçek bir akademisyendi.

Ancak benim için Prof. Dr. Reha Ersöz’ün değeri yalnızca mesleki başarılarıyla ölçülemez. Uzun yıllara yayılan dostluğumuz, birlikte yürüttüğümüz çalışmalar, paylaştığımız sorumluluklar ve zaman zaman verdiğimiz zorlu mesleki mücadeleler, aramızda güçlü bir yoldaşlık bağı oluşturdu. Aynı hedefe inanmanın, aynı değerleri savunmanın ve aynı kurum için emek vermenin yarattığı o özel dayanışmayı birlikte yaşadık.

Bugün geriye dönüp baktığımda, birlikte gerçekleştirdiğimiz çalışmaların, derneğimiz için verdiğimiz emeğin ve paylaştığımız dostluğun ne kadar kıymetli olduğunu daha derinden hissediyorum. Meslek yaşamımın önemli bir bölümünde onunla birlikte çalışmış olmak, aynı sorumluluğu paylaşmak ve aynı yolda yürümek benim için her zaman büyük bir onur olarak kalacaktır.

Prof. Dr. Reha Ersöz’ün bilimsel katkıları, yetiştirdiği öğrenciler ve Türk Oftalmoloji Derneği’ne kazandırdığı kurumsal değerler kuşkusuz yaşamaya devam edecektir. Ancak bizler için onun hatırasını asıl değerli kılan şey; dürüstlüğü, ilkeli duruşu, mesleğine duyduğu derin bağlılık ve dostluğa verdiği anlamdır.

Kendisiyle aynı yolu paylaşmış olmaktan büyük bir gurur duyuyorum. Onu, yalnızca saygın bir bilim insanı olarak değil; güven veren bir meslek büyüğü, değerli bir dost ve unutulmaz bir yol arkadaşı olarak hatırlayacağım.

Aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor; ailesine, öğrencilerine ve tüm Türk oftalmoloji camiasına sabır ve başsağlığı diliyorum. Onun bıraktığı izler, mesleğimizde ve kalplerimizde yaşamaya devam edecektir. 

Prof. Dr. Osman Şevki Arslan